|
ZİRAAT ODAMIZIN SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMAYI TEŞFİK FONU BAŞKANLIĞININ DESTEKLERİYLE DÜZENLEDİĞİ MOBİL TARIMSAL EĞİTİM PROJESİ (SRAP) Sosyal Riski Azaltma Projesi (2005)
1-Giriş
2000 yılı nüfus sayımına göre, Tekirdağ’ın nüfusu 623.691 ve iktisaden faal nüfusun %38.76’sı tarım, ormancılık ve balıkçılıkta faaliyet göstermektedir. Son yıllarda ülke genelinde olduğu gibi, Bölgede de tarımın gayrı safi hasıla içerisindeki payının azaldığı ancak, durumu doğal bir sonuç olarak değerlendirmek mümkündür. İşletmelerde katma değeri yüksek ürünler üretilmemesine ve sulanan alanın az olmasına rağmen, yetiştirilen ürünlerden Ülkemiz ortalamasının çok üzerinde verim alındığından dolayı, tarımın il ekonomisi içerisindeki yeri oldukça önemlidir.
Ülke genelinde olduğu gibi, Tekirdağ bölgesinde de tarıma ve hayvancılığa yönelik çalışmalar atadan ve babadan gelen geleneksel yöntemlerle yapılmaktadır. Çiftçiler günü birlik geçimlerini temin etmek için çok az sayıda kuyun ve süt inekleri ile biyolojik yaşamlarını sürdürmeye çalışmaktadırlar. İlin ekonomisi Ülkenin ekonomisinden soyutlanamayacağına göre, Ülkede yaşanan dönemsel kirizler bütün sektörlerde olduğu gibi, tarım sektöründe de çok farklı etkilere yol açmıştır. Bu etki tarımın adeta çöküşüne ve sanayin de dolaylı olarak etkilemesine sebebiyet vermiştir. Daha sonraki yıllarda, Ülke genelinde özelikle 1997’den sonra çiftçimiz yüzde 50 oranında fakirleşmiştir. Bu durum, çoğunlukla köyden kente göçü hızlandırmış ve bu paralelde işsizliğin boyutunu da ortaya çıkarmıştır. Köyden kente göç, çağdaşlaşma açısında arzu edilen bir sonuç olarak görülmüş, ancak çoğu zaman sosyal bir yara olarak karşımıza çıkmıştır.
Bu olumsuzlukların üstesinde gelebilmek ve özlenen koşulları yaratabilmemiz için, imkanlarımız dahilinde tarımda yeni teknikleri devreye sokmakla, ancak tarımsal zenginliği yaratabiliriz. Üretilen yeni teknolojilerin üretim sürecinde çiftçi hareketleriyle bütünleştirme ancak, tarımsal yayım ve eğitimle gerçekleşebilir. Ülkemiz de geleneksel yayım, tavsiye edici yayım, ziyaret sistemi gibi birebir diyalogdan yoksun sistemlerle çiftçi eğitimine gidilmiştir. Oysaki, gelişmiş ülkeler bu süreç, 1960’lardan sonra geride bırakılmış, “Paralı ve Gönüllü Katılımcı Tarımsal Yayım” sürecine geçmişlerdir. Birebir diyalog arz eden bu sistem; gelişmiş ülkelerde yaygın olarak uygulanan çağdaş anlamda bir yayım sistemidir. Bu ülkelerde, çiftçiler para ödeyerek yayım hizmetlerini alırlar. Ayrıca, görsel ve işitsel bazda çalışma gerektiren, birebir diyalog imkanı olan ve işletme düzeyde plan ve programlar dahilinde çalışmalar isteyen ve verimin yüksek olduğu bir sistemdir.
Bilindiği üzere, dünyada hızla gelişim ve değişim gösteren iletişim teknolojileri sayesinde bilgiye ulaşım, artık sorun olmaktan çıkmıştır. Asıl olan, elde edilen bilginin çiftçiler tarafında üretim sürecinde ve etkin bir biçimde kullanılmasını sağlamaya yönelik faaliyetlerin önemi giderek artmaktadır. Ayrıca, günümüz koşullarında ve işletme düzeyinde yüksek gelir için verim, tek başına yeterli bir koşul değildir. Bununla birlikte, işletmelerde finansman, girdi temini ve pazar koşullarının oluşturulması gerekmektedir. Küreselleşme ve ekonomik bloklaşmaların yaşandığı günümüz dünyasında hak ettiğimiz yeri bulmamız açısında, piyasa koşullarına uygun üretimi gerçekleştirmemiz kaçınılmaz bir sonuçtur. Bu nedenle, ülkemizde köylüyü çiftçi, çiftçiyi de üretici ve üreticiyi de teknolojiyle buluşturmamız gerekir.
2-Amaç
Tarımsal işletmelerde verimliliğin artırılması ve çiftçi gelirlerinin yükseltilmesi için çiftçilerin karşılıklı yardım ilkeleri çerçevesinde danışmanlık grupları oluşturmalarını teşvik ederek, tarım sektöründe meslekî bilgi ve tecrübenin yaygınlaşmasını sağlamak amacıyla, tarımda teknik, ekonomik ve sosyal ilerlemenin önkoşulunu hazırlama düşüncesiyle üreticilerimize temel teşkil eden tarımsal konularda eğitim vermek, çağımızın gerektiği şekilde tarımsal faaliyetlerini sürdürebilmelerini sağlamaktır.
3-Hedef
Sunulacak eğitim hizmetleriyle İlin tarımsal yapısını görsel araçlarla ve uygulamalarla çiftçinin mesleki bilgisini yükseltmek, ekonomik düşünce yapısına sahip üreticiler yetiştirmek, birim alanda ve yetiştirilen hayvanlardan daha fazla verim alınmasını sağlamak ve maliyetlerin düşürülmesi konusunda önemli adımlar atmayı hedeflemektedir.
Çiftçilerin ektansif tarımdan entansif tarıma geçişlerini sağlamak ve aile iş güçlerini daha verimli bir şekilde kullanılmasını hazırlamak ve bu doğrultuda verim artışıyla birlikte, küçük aile işletmeleri, yerlerini ekonomik büyüklüğe sahip işletmelere bırakacak ve üretici birlikleri, kooperatifçilik gibi çiftçi birlikleri kendiliğinden gelişime veya yenileme sürecine girecektir.
4-Proje Gerekçesi
Bugünkü şartlarda çiftçilerin yapmış olduğu tarımsal faaliyetler ekonomik değerden yoksun ve özellikle son dönemlerde günü birlik geçimlerini dahi sağlayamayacak bir durum içerisine girilmiştir. Ayrıca, geleneksel tarım yapılmakta olup, teknik anlamda yapılan tarımdan faydalanılmamaktadır. İşletmeler, tarımsal potansiyellerini nasıl harekete geçireceklerini bilmedikleri gibi, en önemli fırsatlardan biri olan sulu tarıma geçiş düşük kalmış ve bu doğrultuda ürün çeşitliliği geliştirilememiştir. İlde, ağırlıklı ürün olarak buğday, ayçiçeği, kanola ve soğan tarımı yapılmaktadır. İlimizde hayvan varlığı açısında büyük bir potansiyele sahip olmamakla birlikte, verimli ırklarla çalışılmaktadır. İlimizde mera hayvancılığı bitme noktasına gelmiş ve küçük baş hayvan sayısı önemli ölçüde azalmıştır. Doğal kaynaklar sonlu birer değer olarak görülmüş ve gelişi güzel kullanım en üst sınıra çıkmıştır. Mikro düzeydeki sulu alanlar aşırı su ile buluşturma sonucunda taban su seviyesi yükselmiş ve bu paralelde verim düşüklüğü yaşanmıştır. Verimsizliğe neden olan ve süre gelen sorunların temelinde eğitimsizliğin göze çarptığı görülmektedir.Ülkemizde sunulacak eğitim sistemi ancak “MOBİL EĞİTİM SİSTEMİ” şeklinde olmalıdır. Çünkü, Ülkemiz tarım profiline uyan yayım sisteminin “tarımsal yayımda ziyaret sistemi” olduğu anlaşılmaktadır. Bu bağlamda “ziyaret sistemine” yönelik altyapı çalışmalarına gereken önemi vermemiz şarttır. Söz konusu sistemle ilgili çalışmalar istenilen seviyeye gelindiği taktirde, gelişmiş ülkelerde etkin bir biçimde uygulanan “gönüllü ve paraya dayalı sisteme” geçiş kendiliğinden gelişim gösterecektir.
Hedef kitlemiz finansman sıkıntısı çekmektedir. Üreticileri finanse eden mali araçların başında Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri gelmektedir. Ancak, 1980 den sonra Ülkemizde devreye giren serbest piyasa ekonomisi bütün sektörlerde olduğu gibi tarım sektörünü de etkilemiş ve bu etki Üreticilere destek veren kuruluşları piyasada güçsüz durumda bırakılmış ve hatta kapanmalarına sebebiyet vermiştir. Bu durum sonucunda tarım sektöründe yoğun bir şekilde kopmalar başlamıştır.
Günümüzde ise yerel veya dış kaynaklı değişik mali araçlar devreye girmiş, fakat üreticilerimiz bu mali araçlardan nasıl faydalanacaklarını bilmedikleri için müracaatta dahi bulunmamaktadırlar. Bu çerçevede öncü bir yapının oluşturulması paralelinde zenginlik yaratılacak ve istihdam olanaklarının gelişmesi sonucunda ortaya çıkacak iş gücü katma değer olarak ülke ekonomisine yansıyacaktır
Projeden Doğrudan Yada Dolaylı Olarak Fayda Sağlayacak Guruplar
Proje sonucunda sunulan hizmetlerden birinci dereceden hedef kitlemiz olan çiftçilerimiz yararlanacaktır. Yaşanır çevre ve tarımsal verimlilik gerçekleştirilecektir.
Şematik Olarak Gösterimi
Eğitim ve Formasyon Çalışmaları
ZİRAAT ODASI------ÇİFTÇİ------YAPILAN EĞİTİM HİZMETİ------ARTAN
ÜRETİM------TARIMA BAĞLI SANAYİNİN GELİŞİMİ-------İSTİHDAMDA YAŞANACAK ARTIŞ-------KALİTELİ ÜRÜN-------TÜKETİCİ…….YAŞANIR ÇEVRE
Yapacağımız çalışmalar neticesinde birinci derecede hedef kitlemiz etkilenecektir. Aynı emek doğrultusunda daha fazla tarımsal ve hayvansal üretim sağlamış olacaktır. Bu durum neticesinde küçük aile işletmeleri zamanla kendiliğinde ekonomik büyüklüğe sahip işletmelere dönüşümü hızlandırmış olacaktır. Bu paralelde elde edilen gelirle çiftçilerimiz daha iyi eğitim alabilecekleri gibi, sağlık sorunlarını da çözüme kavuşturmuş olacaklardır. Başka bir ifadeyle çiftçilerimiz sosyo-ekonomik açıdan rahatlamış olacaklardır. Bu gelişimle birlikte, kooperatifleşme vs. kuruluşlar kendiliğinden gelişerek aktif konuma geleceklerdir. Ayrıca, bu gelişme sonucunda bilinçlenen çiftçiler fonlardan yararlanmak için teknik personele ihtiyaç duyulacağından danışmanlık sistemi bu vesileyle bölgemizde tam oturmuş olacaktır.
Çalışmalar sonucunda artış gösteren üretim sayesinde tarımsal sanayinin yerleşmesini ve gelişmesini sağlayacak ve bu durum ilimizde önemli bir sorun olarak duran işsizliğe çözüm olacaktır. Tüketici modern tarım işletmelerinde üretilen ve kontrol altına alınmış ve denetime açık fabrikalarda işlenen kaliteli ve sağlıklı hayvansal proteinler tüketecek ve yan ürünlerden faydalanacaktır.
|