| TARIMDA 2009 YILI DEĞERLENDİRMESİ |
|
|
|
|
TARIM DA 2009 YILI DEĞERLENDİRMESİ
Değerli çiftçiler iyisiyle kötüsüyle bir yılı daha geride bıraktık,çok şükür bu yıl verimlerimiz odukça iyi idi ama diğer taraftan ne yazık ki üretim girdilerinin aşırı artması örneğin gübrede % 130' lara varan fiyat artışı ve ürün satış fiyatlarının bırakın artmayı %25'lere varan fiyat eksilmesi sonucu çiftçimiz malesef bu yılda hüsrana uğramıştır. Hani biz çiftçiler için derler ya çiftçinin karnını yarmışlar 40 tane bu yılcık çıkmış diye çünkü bir çiftçinin ömründeki çalışma zamanını hesaplarken ilk 20 yaşına kadar babanın sözü geçer ondan sonrada 40 yıl eklersen eder 60 zaten o yaştan sonra oğlu yetişir olur emekli yani bir çiftçi ömründe oratalama 40 tane harman kaldırır derler, bu sebeple çiftçi o yıl para kazanamasza inşallah gelecek yıl der bu hep ömrü boyunca böyle gider çünkü türk çiftçisi kanaatkardır tohumu tarlaya atar her türlü hizmetini yapar sonra allahtan ister hiçbir zaman nankör olmamıştır.Devletine bağlı, her zaman kanunlara nizamlara uyan bir kesimdir. Ama ne yazıkki bizleri yönetenler son yıllarda siz üretmeyin biz dışarıdan daha ucuza alırız mantığındadırlar bilmezlerki çiftçi üretmezse dışarıdan tarım ürünü almak o kadar kolay değil. 2008 yılında bunun en bariz örneğini yaşamadıkmı? dünyanın bazı bölgelerinde yaşanan kuraklık sonucu bütün tarım ürünlerinin fiyatları kaça çıktı bu sebeple çiftçi üretmezse bütün toplum aç kalır bunu hiç kimse göz ardı etmemelidir. Diğer taraftan işin sosyal ve tomlumsal boyutu var. Bazı yetkililer hep şikayet eder kırsaldan büyük şehirlere çok göç var diye doğduğu yerde doyamayan köylümüz çoluğunu çocuğunu doyurmak ailesine daha müreffeh bir hayat yaşatmak umuduyla tabiki büyük şehirlere göç edecek lüks semtlere gelemiyeceğine göre varoşlara gelecek ve ekmeğinin mücadelesini verecektir. Biliyoruz'ki ülkemizde ve büyük şehirlerde'de son yıllarda işsizlik hat safhada kimse kusura bakmasın ama açlık sofuluğu bozar diye atasözümüz bile var Bu sebepledirki her türlü suçlar artıyor o zaman bizim ne yapmamız onları doğduğu yerde doyurmamız lazım işte sırf bu yüzden bile tarımın desteklemek gerekir. Çiftçimizin doğduğu yerde doyması için hayvancılığada büyük önem vermek zorundayız Hayvancılığımızın durumuda bitkisel üretim gibi 2008 yılı ve 2009 yılının ilk 10 ayına kadar maalesef içler acısıydı 2007 yılına kadar üretilen süte kg başına destek verliyordu ama ne olduysa birdenbire 2008 yılında destekleme sistemi değiştirildi süte verilen kg başına destek hayvan başına desteğe çevrildi 30 kg süt veren bir süt ineği ile 8-10 kg veren süt ineği aynı desteği almaya başladı ve buna ekonomik krizde eklenince süt fiyatları 2005 öncesi rakamlara 35-40 krş seviyelerine düştü. Nihayet üreticinin feryadı bir yerlerden duyuldu yıllardan beri sümen altında bekletilen ulsal süt konseyi kanunu tasarısı yasalaştı ve ulusal süt konseyi kuruldu bu kanuna göre çıkartılan ulusal süt konseyi kuruluş ve çalışma esasları hakındaki yönetmeliğin 7 inci maddesindeki konseyin faaliyetleri arasında olan süt fiyatlarının düşmesini önlemek için arz fazlası sütün süttozu olarak yapılıp değerelendirilmesi maksadıyla hükumet tarfından tarım bütçesinden ayrılan ve ulusal süt konseyinin oluruyla kullanılan 30.000000 TL lik bir kaynak sağlanmış ve piyasadaki arz fazlası olan sütü süt sanayicisine yurt içinden aldığı süt miktarı kadar süt tozu yapma hakkı verilerek yurtdışı fiyatları ile aradaki farkı da bu fondan destekliyerek hem sanayicimizin ihtiyacını karşılamış hemde süt fiyatlarının üreticimizin para kazanacağı seviyelere gelmesine yardımcı olmuştur. Çok şükür şu an süt fiyatlarımız olabileceği normal seviyelere gelmiştir.Ama diğer taraftan bu fiyat artışlarını bahane eden bazı fırasatçılar,yok işte hayvan kalmamışta,yok tüketicimiz mağdur olacakmışta diyerek dışarıdan hayvan ithalatı yapılması için yetkililere baskı yaparda ithalat kapısı açılırsa hem ülke hayvancılığı hemde üreticilerimiz çok büyük zarar görür.Canlı hayvan ithalatına kesinlikle izin verilmemelidir. Evet değerli üreticiler bunları devletten beklerken bizlerin de yapamsı gereken bazı işler var biliyorsunuz ülkemizde tarımsal işletmelerimiz küçük ve parçalı ortalama işletme büyüklüğü 6 hektar parsel büyüklüğü ise nerdeyse levent kırcanın skecindeki gibi ister ek ister nadasa bırak denecek kadar küçülmüştür tabii buna miras hukukuda cevaz vermektedir hal böyle olunca maliyetler artıyor ve diğer ülkeler ile rekebet edemiyoruz,Bu sebepten dolayı öncelikle miras hukuku deiğştirilerek parsel bölünmesinin önüne geçilmeli sonrada arazi toplulaştırılması yapılarak öncelikle kardeşler,sonra komşular birleşerek ya kooperatif kurmalı yada şirketleşerek işletmelerimiz büyütmeliyiz ki rekebet edebilelim.İşte çiftçinin hali böyle ama yinede karamsarlığa kapılmamlıyız her halukarda hayat devam ediyor ne olursa olsun bizim yaptığımız kutsal bir görev çünkü insanları doyuruyoruz bu mutluluk bile bazen bize yeter diyorum.2010 yılının bütün çiftçilerimize ülkemiz insanına hayırlı ve bol bereketli bir yıl olmasını diliyorum. Saygılarımla
|















