header

Türküler

Basında Biz
BUĞDAY FİYATLARI YETERSİZ PDF Yazdır e-Posta
       

Tekirdağ Ziraat Odası Başkan Yardımcısı Şerif Baykut: Buğday ithalatına izin verilmemeli

 

 


Türkiye'nin ekilebilir tarım arazisi bakımından önemli bir yere sahip Tekirdağ'da, 4 milyon dekar ekilebilir alanın yaklaşık 2 milyon dekarını oluşturan buğday ile kanolada hasat dönemi başladı.

Tekirdağ Ziraat Odası Başkan Yardımcısı Şerif Baykut,yaptığı açıklamada, Tekirdağ'da verimlerin iyi olmasını beklediklerini ancak bazı buğday tohumlarında kök boğazı hastalığının görüldüğünü ve bunun verimi düşürdüğünü ifade etti.

Baykut, "Duyumlarımız, verimlerin iyi olduğu şeklinde. Tüm önlemlerini almış çiftçilerimizde, hava şartlarından dolayı yaşanan kalite ve verim düşüklüğü olabilir. Son yağmurlar, özellikle Çorlu ve Çerkezköy ilçelerini etkiledi. Fakat il geneline baktığımızda fazla sıkıntılı bir durum yok" diye konuştu.

Tekirdağ genelini etkileyecek bir verim düşüklüğünün beklenmediğini vurgulayan Baykut, son yağışların üreticiyi bir miktar korkuttuğunu bildirdi. Baykut, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Tekirdağ'da 4 milyon dekar ekilebilir alanın yaklaşık 2 milyon dekarını buğday oluşturuyor. Kesin bir rakam söylemek doğru olmasa da bu yıl, 900 veya 1 milyon ton buğday hasat edilebilir. Rekolte düşüklüğü az miktarda yaşanabilir. Bu da, il genelini etkileyecek şekilde olmayacak. Biz de, yağışlar ve hastalıklar nedeniyle buğdayda rekolte kaybından korkmuştuk ama ciddi bir tehlike söz konusu değil. "

-"BUĞDAY İTHALATINA İZİN VERİLMEMELİ"

Baykut, üreticilerin buğday fiyatlarının düşüklüğünden dolayı sıkıntı çektiklerini ifade ederek, hükümetin hasat zamanı buğday ithalatını durdurması gerektiğini belirtti. Baykut, şöyle konuştu:

"Bizim açımızdan en kötü durum buğday fiyatların düşük olması. Adana'da hasat zamanı, kilosu 65-70 kuruştan alınan buğday, Tekirdağ'da hasat başladığında 55 kuruştan alınıyor çünkü piyasa doymuş oluyor. Bizim maliyetimiz zaten 55 kuruş. Kaliteli buğdayımızın fiyatı 65-70 kuruş arası olmalı. Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), henüz fiyatları açıklamadı. Fakat buğday, piyasada 55-60 kuruştan alınıyor. Bugün, ekmek maliyeti hesaplanırken buğdayın kilosu 70 kuruşmuş gibi hesaplanıyor. Hasat zamanı, ithalata izin verilmemeli. Biz, üretimimizi yapmamız için, öncelikle kendimiz kazanmalıyız. İthal buğday ile Türkiye piyasası etkileniyor. Dünya nüfusu çoğalıyor. Gıdanın önemi giderek artıyor. Alın terimizin karşılığını almak istiyoruz. "

12-Temmuz-2011 Sali- Haber Merkezi

 
ARILARIN KATİLİ KAÇAK KİMYASALLAR PDF Yazdır e-Posta

                 ARILARIN KATİLİ KAÇAK KİMYASALLAR

 

Bal üretiminde dünyada ikinci sırada yer alan Türkiyede, son 5 yılda yaşanan toplu ölümler sebebiyle 100 binden fazla arı kolonisi yok oldu.
Bu durumu araştıran Tekirdağ Namık Kemal Üniversite- si’nde görevli bilim adamları, katilin, Tarım Bakan- lığı’nın yasakladığı, ancak çiftçilerin kaçak olarak kullandığı kimyasal ilaçlar olduğunu tespit etti. Bunun üzerine harekete geçen bakanlık, tohum ıslah projesi başlattı. 120 bin koloni arının yaşadığı Trakya’da 10 bin koloni arı korumaya alındı. Çiftçilere, üniversitede eğitim verilmeye başlandı.

Namık Kemal Üniversitesi’nin 5 yıllık araştırması, arı ölümlerinin ayçiçeği tohumuna uygulanan ‘imidacloprid’ adlı maddeden kaynaklandığını ortaya koydu. Tohumu haşerelerden koruyan maddenin, çiçeğe konan arıları zehirlediği belirlendi. Söz konusu kimyasal, ekosisteme zarar verdiği için hâlihazırda Türkiye dâhil dünyanın birçok ülkesinde yasak. İmidacloprid’in bal arıları üzerinde zehir etkisi yaptığının kesinleştiğini belirten arı uzmanı Yrd. Doç. Dr. Devrim Oskay şu bilgiyi veriyor: “Bu kimyasala maruz kalan arılar hemen ölmüyor. Salgı sistemi bozulup yön bulma yetenekleri kayboluyor.”

Sorunu masaya yatıran Namık Kemal Üniversitesi, Tarım Bakanlığı, Arı Yetiştiricileri Birliği, Ziraat Odası ve Önder Çiftçi Derneği’nin katıldığı toplantıda arıların kurtarılması için acil eylem planı hazırladı. Türkiye genelinde çiftçilerin zararlı kimyasalları kullanmaması için bilinçlenme kampanyası ve kayıpların en çok yaşandığı Trakya’da tohum ıslah çalışması başlatıldı. Bu çerçevede ‘Trakya arısı’ olarak bilinen ‘Karniol’ için koruyucu bir alan oluşturuldu. Yalıtılmış alanda arıların direncini geliştirme uygulamasına geçildi. Çiftçileri bilinçli üretim dersleri için üniversiteye davet ettiklerini kaydeden Rektör Prof. Dr. Nizamettin Şenköylü de uyarıda bulundu: “Zehirli kimyasalların kullanımı acilen önlenmeli. Bitkisel üretimde verimliliği yüzde 40 artıran tozlaşmayı sağlayan arıların yok olması, tarımı da olumsuz etkileyecek.”

18 Nisan 2011 – Zaman

 
KONFERANS AYÇİÇEĞİ TARIMI PDF Yazdır e-Posta

                AYÇİÇEĞİ DENİNCE TEKİRDAĞ AKLA GELİR

 

Tekirdağ Ziraat Odası Başkanvekili Şerif Baykut: ''Tekirdağ toprakları, tarla ziraatına elverişli, ama su yok. Ayçiçeği üretiminde, su, verimde en az yüzde 50 artış sağlar. Tekirdağ'da, 1970'li yıllarda yapılan Karaidemir Barajı haricinde sulamaya yönelik yatırım yapılmadı.'' Baykut, çiftçiye yeterli destek verildiği takdirde, ülkenin bitkisel yağ ihtiyacını Türk çiftçisinin karşılayacağını vurguladı.

 

Tekirdağ Ziraat Odası Başkanvekili Şerif Baykut, ''Ayçiçeği denildiğinde Tekirdağ, Tekirdağ denildiğinde ayçiçeği akla geliyor'' dedi. Tekirdağ Belediye Kültür Merkezi'nde düzenlenen ''Ayçiçeği Tarımı'' konulu konferansta, ayçiçeği tarımında yüksek verim ve kaliteli üretim konuları ele alındı. Tekirdağ Ziraat Odası Başkanvekili Şerif Baykut, konferansta yaptığı konuşmada, Türkiye'de ayçiçeği üretiminin yüzde 40'ının Tekirdağ'da yapıldığını söyledi.

Ayçiçeğinin Tekirdağ'da önemli bir yeri olduğunu ifade eden Tekirdağ Ziraat Odası Başkanvekili Şerif Baykut, ''Ayçiçeği denildiğinde Tekirdağ, Tekirdağ denildiğinde ayçiçeği akla geliyor'' dedi.

Türkiye'de yağlı tohumların yüzde 55'inin dışarıdan ithal edildiğini belirten Tekirdağ Ziraat Odası Başkanvekili Şerif Baykut, çiftçiye yeterli destek verildiği takdirde, ülkenin bitkisel yağ ihtiyacını Türk çiftçisinin karşılayacağını vurguladı.

Tekirdağ'da yapılan ayçiçeği tarımında, sulamaya yönelik yatırım yapılması gerektiğini anlatan Tekirdağ Ziraat Odası Başkanvekili Şerif Baykut şöyle konuştu: ''Tekirdağ toprakları, tarla ziraatına elverişli, ama su yok. Ayçiçeği üretiminde, su, verimde en az yüzde 50 artış sağlar. Tekirdağ'da, 1970'li yıllarda yapılan Karaidemir Barajı haricinde sulamaya yönelik yatırım yapılmadı.'' Çiftçiye verilen tarımsal yayım ve danışmanlık hizmetinin çok yararlı olduğunu ifade eden Tekirdağ Ziraat Odası Başkanvekili Şerif Baykut, Tekirdağ'daki tüm çiftçilerin bu hizmetten yararlanması gerektiğini söyledi.

Tekirdağ Ziraat Odası Başkanvekili Şerif Baykut'un konuşmasının ardından, Trakya Tarımsal Araştırma Enstitüsü Yetiştirme Tekniği Bölüm Başkanı Ziraat Yüksek Mühendisi Dr. Sami Süzer, ayçiçeği tarımında yüksek verim ve kaliteli ürün elde etmek için yapılması gerekenleri anlattı. Konferansa, Tekirdağ Tarım İl Müdürlüğü personeli, Tekirdağ Ziraat Odası üyeleri ile muhtar ve çiftçiler katıldı. Trakya Demokrat Gazetesi.

 

 
ÇİFTÇİ KREDİYLE AYAKTA DURUYOR PDF Yazdır e-Posta

Çiftçi krediyle ayakta duruyor

Tarım kesiminin bankacılık sektöründen aldığı krediler her geçen yıl artıyor...

Tarım kesiminin bankacılık sektöründen aldığı krediler 2010 yılı Kasım ayı itibariyle 2009 yılının aynı ayına göre yüzde 36 artışla 20 milyar 156.5 milyon TL’ye yükseldi. Tarım kesiminin batık kredileri ise bu dönemde yüzde 18.4 artışla 812 milyon TL’den 962 milyon TL düzeyine çıktı.

 Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK)’nın açıkladığı Kasım ayı verilerine göre tarım sektörü kredi kullanmak için bankaların kapısını aşındırdı. 2009 yılı Kasım ayında tarım sektörünün kullandığı kredi 14 milyar 821.5 milyon TL iken 2010 Kasım’da yüzde 36 artışla 20 milyar 156 milyon TL’yi aştı. 1 yılda tarım sektörünün kullandığı krediler 5 milyar 335 milyon TL artış gösterdi. 2010 yılı Kasım sonu itibariyle bankaların takibine düşen krediler gerilerken, tarım sektörünün batık kredilerinde artış dikkat çekti. Bankaların takibine düşen sektörel krediler toplamının 2009’un aynı ayına göre yüzde 6.5 azalışla 20 milyar 354 milyon TL’ye gerilediği Kasım 2010’da, tarım sektöründe takibe düşen krediler yüzde 18.4 artışla 962 milyon TL oldu. 2009 yılı Kasım ayında sektörün takipteki kredi miktarı 812 milyon TL düzeyinde gerçekleşmişti.

TARIM SEKTÖRÜNÜN BATIK KREDİLERİ 8 YILDA 5’E KATLANDI

Tarım sektörünün batık borçlarında yaklaşık 8 yılda (31 Aralık 2002- 30 Kasım 2010) meydana gelen artış yüzde 477, kullandırılan krediler ise 380.4 düzeyinde gerçekleşti. 2002 yılı Aralık ayında tarım sektörü 4 milyar 196 milyon TL nakdi kredi kullanmış, bunun 166 milyon 547 bin TL’si bankaların takibine düşmüştü.

TARIMSAL DESTEK ÖDEMELERİ YÜZDE 4.5 ARTACAK

Tarımsal desteklerin 2010’da bir önceki yıla göre yüzde 23.5 artış göstermesi, tarım kesiminin bankacılık sektörünün kapısını aşındırmasını önleyemedi.

2009 yılında verilen tarımsal destek ödemeleri 4 milyar 749 milyon TL düzeyindeyken, 2010 yılında 5 milyar 869 milyon TL’ye yükseldi. 2011 yılında tarımsal destek ödemelerinin geçen yıla göre yüzde 4.5 artışla 6 milyar 125 milyon TL’ye yükselmesi öngörülüyor.

http://www.haber3.com/ sitesinden 23.01.2011 tarihinde yazdırılmıştır.

 

 
NANKÖR ÇİFTÇİ...! PDF Yazdır e-Posta

 

Nankör çiftçi!..

Kayıt : 30 Kasım 2010

Yazan : Ali Ekber Yıldırım Kategori : Tarım genel

“Tarım sektörü, son 6 yılın 5’inde pozitif büyüme göstererek uzun yıllardır görülmeyen bir büyüme trendi yakalamıştır.
Son 8 yılda; tarımsal Gayri Safi Yurt İçi Hasıla cari fiyatlarla yüzde 115 artarak, 2009 yılında 51 Milyar Dolara, tarımda kişi başına gelir yüzde 187 artarak 2009 yılında 2.870 Dolara, tarım ürünleri ihracatı yüzde 176 artarak 11,2 Milyar Dolara yükselmiştir.
Uygulanan tarım politikaları, verilen destekler, teşvik mekanizmaları ve yatırımcılara sağlanan  kolaylıklar ile tarım sektöründeki sabit sermaye yatırımlarında ve tarım ürünleri üretiminde de önemli artışlar gerçekleşmiştir.
Türkiye’de 8 yıl öncesine göre yaklaşık olarak; mısırda yüzde 95, çeltikte  yüzde 143, ayçiçeğinde yüzde 32, kirazda yüzde 98, turunçgillerde yüzde  42, sütte yüzde 49, su ürünlerinde yüzde 161, beyaz ette yüzde 82, yumurtada yüzde 20, balda yüzde 10 daha fazla ürün elde edilmektedir.
Bugün tarım; Gayri Safi Yurt İçi Hasıla içindeki yüzde 8,3’lük payı, istihdamda yüzde 24,7’lik payı, nüfusun yüzde 24,5’ini barındırması, ihracat içindeki yüzde 11’lik payı ile Türkiye’de ön plana çıkan sektörlerden biri olurken, dünyanın 8. büyük tarımsal ekonomisi olması, 20’den fazla ürünün üretiminde dünyada ilk 5’te yer alması,1530 farklı tarımsal ürünü 177 ülkeye ihraç etmesi ile dünya tarımında söz sahibi, küresel ölçekte rekabet edebilecek bir sektör konumuna gelmiştir.
Doğrudan Gelir Desteği uygulamasına son verilerek verimlilik artışı ve üretimle ilişkisi olmayan destekleme araçları yerine; kalite, sağlık, verimlilik ve kırsal  kalkınmayı esas alan 52 yeni destek uygulaması başlatıldı.
2010 yılı ürünlerine verilecek destek miktarlarının önemli bir bölümü üretim sezonundan önce açıklanmış ve üreticilerimizin üretimlerini planlamalarına imkan sağlanmıştır.
Tarımsal desteklerde; 2003-2010 Döneminde cari fiyatlarla yüzde 207, sabit fiyatlarla yüzde 40, dolar bazında ise yüzde 210 artış sağlanmıştır.
2003-2010 döneminde tarım sektörüne aktarılan diğer kaynaklar hariç (fiyat desteği, faiz sübvansiyonu, ihracat desteği vd.); Bakanlığımız cari transferler bütçesinden toplam 36 Milyar 100 Milyon TL tarımsal destek verilmiş olacaktır.
Son 8 yılda 1800 kooperatif projesine 1 Milyar 551 Milyon TL kredi tahsis edilmiş, bu projelerle 178 Bin aileye aynı zamanda istihdam sağlanmıştır.
2006 Yılında başlatılan Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı kapsamında toplam 2.256 proje tamamlanmış olup, 962 proje de devam etmektedir. Kırsal kalkınma yatırımlarının desteklenmesine yönelik toplam 724 Milyon TL hibe desteği verilmiştir.
Ziraat Bankası’nca yüzde 59, Tarım Kredi Kooperatiflerince  yüzde 69 olarak kullandırılan yatırım ve işletme kredilerinin faiz oranları, kademeli olarak düşürülerek 2010 yılında yüzde 13’e indirilmiştir. Başlatılan sübvansiyonlu kredi uygulamasıyla bu oran bazılarında sıfır bazılarında ise  yüzde 9,75 aralığına çekilmiş ve Ziraat Bankası tarafından kullandırılan tarımsal kredi vadeleri, işletme kredilerinde 18 aydan 24 aya, yatırım kredilerinde ise 5 yıldan 7 yıla çıkarılmıştır. 2002 Yılında 550 Bin çiftçi 529 Milyon TL kredi kullanmış iken, 2010 Yılı Ekim ayı sonu itibariyle yani yılın ilk 10 ayında 1 milyon 135 bin çiftçi, 12,8 milyar TL tarımsal kredi kullanmıştır.
Bakanlığımızın 2011 Yılı Bütçesi toplam olarak 8 Milyar 398 Milyon TL’dir. Bunun; 6 Milyar TL’si çiftçilerimize tarımsal destek olarak ödenecektir. Bütçede geçen yıla göre ortalama yüzde 9,9 oranında artış sağlanmıştır.”
Yukarıda okuduklarınız, Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker’in 2011 bütçe sunuş  konuşmasının geniş özeti.
Bakanın penceresinden bakınca tablo şöyle:
Türkiye, son 8 yılda tarımda uçmuş. Bütün istatistiklerde rekor üstüne rekor kırmış. Destekler çığ gibi büyümüş, altyapı yatırımları bitirilmiş, yasal düzenlemeler tamamlanmış, yapısal sorunlar çözülmüş. Türkiye, dünyanın sayılı tarım ülkelerinden biri olmuş.
Bakanlık bununla yetinmedi. Cumhuriyet tarihi boyunca ilk kez kurbanlık hayvanlar ithal edildi. Canlı hayvanın, kırmızı etin her türlüsü dışarıdan getiriliyor. Pamuğa yılda 1 milyar dolar, bitkisel yağa 3 milyar dolar, soyadan mısıra, elmadan sarımsağa kadar her türlü tarım ürünü ithal ediliyor.
Fakat, bu hükümet, bakanlık ne yaparsa yapsın çiftçilere yaranamıyor. Bu çiftçiler gerçekten nankör!
Bu büyük başarıya rağmen “battık”, “öldük”, “bittik” diye ağlıyorlar.
Hem bu kadar destek verilecek, bu kadar ihracat, bu kadar büyüme, bu kadar üretim ve yatırım artışı olacak hem de her şey ithal edilecek. Hangi ülke hangi bakanlık bunu başarabilir?
Eyy çiftçiler, neden ağlıyorsunuz? Bu  büyük başarıyı(!) görmüyor musunuz?
Yoksa, Tarım Bakanı’na inanmıyor musunuz?
Sizin yaptığınız düpedüz nankörlük.
Belli ki  bunlar Türkiye’de yaşamıyor. Seçimden seçime bu başarıya oy veriyor. Sonra “biz ne yaptık, elimiz kırılsaydı da oy vermeseydik, öldük, bittik” diye ağlıyor.
Unutmayın, 2011 Haziran’ında yine seçim var. Bu başarıyı(!) sürdürmek sizin elinizde. Nankörlük yapmayın!

 

 

 
<< Başlat < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 Sonraki > Son >>

JPAGE_CURRENT_OF_TOTAL

Başkan Yrd. Kaleminden

yönetici
yönetici

Çiftçi Bilgilendirme Servisi

bilgi_bankasi

Hava Durumu

Sayaç

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün10
mod_vvisit_counterDün340
mod_vvisit_counterBu Hafta593
mod_vvisit_counterGeçen Hafta1680
mod_vvisit_counterBu Ay1591
mod_vvisit_counterGeçen Ay2250
mod_vvisit_counterToplam136124

Site Çevirici

English French German Italian Portuguese Russian Spanish

Reklam

Bankacılık işlemleriyle ilgili işbirliğmiz başlamıştır ve devam edecektir..